Yumurtanın Beslenmemizdeki Yeri

Yumurta, yalnızca protein bakımından değil, demir, kalsiyum, bakır, çinko gibi mineral maddelerle A vitamini, D vitamini, B2 vitamini, B vitamini bakımından da iyi kaynaktır.

Besleyici değeri yüksek, ucuz bir besin olan yumurtadan mahrum kalmamalı, beslenme alışkanlıklarımızı yumurta tüketimimizi artıracak şekilde değiştirmeliyiz.

Komple bir besin maddesi olarak yumurta, zayıf ve şişman bireyler, nekahet dönemindeki hastalar için hazırlanan diyetlerde, önemli bir yer tutar. Yiyeceklerin besin değerini yükseltmek amacıyla da kullanılır. Bundan başka gastrit, ülser gibi mide hastalıklarında, diyabet, gut, anemi gibi hastalıklarda hazırlanan diyetlerde rahatlıkla kullanılır. Ülkemizde, demir kansızlığı anemisinin en yüksek oranlarda görüldüğü gruplardan birisi, gebe ve emzikli kadınlardır. Bu gibi fizyolojik durumlardaki kadınların diyetlerinde yumurta bulunması, bireyin yeterli ve dengeli beslenmesine önemli derecede hizmet eder. Diyeti tahıl ve kuru baklagil ağırlıklı olan bireylerin de, haftada hiç olmazsa 4-5 yumurta yemeleri, yeterli ve dengeli beslenmelerine katkı sağlayacaktır. Anne sütü alamayan ya da yapay beslenen çocuklara 3. aydan itibaren katı pişmiş olarak yumurta sarısı verilmeye başlanır. Anne sütü alan çocukların da 4-6 aydan sonra en önemli ek besini yumurtadır.

Sabah kahvaltısında özellikle çocukların diyetinde yumurta ihmal edilmemelidir. Yumurta çocukların fiziksel ve zihinsel fonksiyonlarının en iyi şekilde yerine getirilmesinde etkili olur.

Yüksek bir sindirim oranına sahip olan yumurta, doyurma gücü de yüksek olan bir yiyecektir.

Yumurta, kalp hastalığında risk faktörü olan kolesterol miktarını yükselttiği gerekçesi ile bazı bireylerce tüketilmek istenmez.

Çocukların ve gençlerin, zihinsel ve fiziksel fonksiyonlarını en iyi biçimde kullanabilmeleri için; özellikle kahvaltılarında yumurtaya mutlaka yer verilmelidir.

Oysa, sağlıklı insanlarda dışarıdan besinlerle alınan kolesterolün kompanse edildiği bilinmektedir. Besinlerle alınmasa bile, vücut gerekli kolesterolü bünyesinde, kendisi sentezlemektedir.

Yenilen her yumurta, çoğu sağlıklı kişide kan kolesterol düzeyini yalnızca 3-4 mg artırmaktadır. Kolesterole hassas kişilerde bile bu artış fazla değildir ve tek başına kronik kalp hastalığına neden olacak boyutta olmamaktadır. Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalarda yumurtanın kanda HDL kolesterolü yani damarlar tarafından tutulmayan, karaciğere götürülerek parçalanarak kolesterolü yükselttiği şeklinde bulgular da vardır. Herhangi bir özel problemi olmayan ve özel korunma önlemleri uygulamayan kişilerde, kronik kalp hastalıklarına neden olan aşırı beslenme, yiyeceklerle çok fazla enerji tüketilmesi, yeterince hareket edilmemesi, çok fazla yağ tüketilmesi ve yağlarda doymuş yağların (katı yağların) ağırlıkta olması, sigara içmek, yüksek kan basıncı gibi faktörler bu kişileri riske sokabilir. Bu risk faktörleri söz konusu olduğunda bile, haftada 4 veya 5 yumurta tüketilmesi kronik kalp hastalığı riskini artıran bir etki yapmamaktadır. Diyet, yağ ve doymuş yağ bakımından fakir olduğunda ise, normal seviyelerde yumurta tüketiminin kan kolesterol seviyesine minimum seviyede etkisi olduğu yapılan son araştırmalarla belirlenmiştir.

Bu olguyu “American Egg Bord” tarafından finanse edilen iki yeni araştırmanın sonuçları da desteklemektedir. Bunlardan birincisinde 20.000 denek ile çalışılmış ve kan kolesterol seviyesine diyetin etkisi üzerinde durulmuştur. Bulgulara göre, diyet kolesterolü kan kolesterol seviyesinde, her 100 mg. kolesterol alımında. sadece 2 mg/dIV’den daha az bir değişime neden olmuştur.

Amerikan Kalp Derneği Damar Sertlikleri Dergisinde yayınlanan ikinci çalışmada, 24 sağlıklı gence, günde 0, 1, 2 ve 4 yumurta içeren düşük yağlı diyetler yedirilmiştir, yumurta yemenin, kan kolesterol seviyesi üzerindeki etkisi en düşük seviyede bulunmuş olup, yenilen her yumurta başına 3 mg/dl lık bir artış belirlenmiştir.

Yapılan araştırmalar yumurtanın kalp hastalığı riskini artıracak derecede kan kolesterol seviyesini yükseltmediğini göstermiştir.

Araştırmalarda, yumurta tüketim seviyesinin damar sertliğine neden olabilecek başka değişikliklere neden olup olmadığı da incelenmiş ve böyle bir etki gözlenmemiştir, aynı araştırıcılar sağlıklı genç kadınlarla yapmış oldukları denemelerde de aynı sonuçları elde etmişlerdir.

Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık örgütü; “Sağlığı bireyin sadece sakat ve hasta olmaması değil, fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam iyi olma halidir” diye tanımlar. Sağlıklı olmak için yeterli ve dengeli beslenmeye, yeterli ve dengeli beslenmek içinde yeni bir canlıya hayat verecek kadar biyolojik değeri yüksek besleyicilere sahip, üstelik ucuz bir besin olan yumurtaya öğünlerimizde yer vermeliyiz.